ordost oren1

ÖRDOST Tüm Sene Boyunca Ören’de Sporun ve Sporcunun Yanında…

Röportajlar

Ören, yaz boyunca yazlıkçıların, Milas ve Muğla bölge insanının plaj bölgesi olmayı sürdürüyor. Bu kısa sezon boyunca yoğun günler geçiren Ören, Eylül ile birlikte sessiz, sakin bir görünüme kavuşuyor. Bir STK olan ÖRDOST ise Ören’i bambaşka bir gözle görüyor. Gelin kendilerini yakından tanıyalım,  Ören’e bakışlarını, yaptıklarını, çalışmalarını kendilerinden dinleyelim.

Dernek adına sorularımızı Ayhan Öztürk yanıtlıyor.

ÖRDOST ne zaman kuruldu? Bize biraz derneğinizin faaliyetlerinden bahseder misiniz?

Derneğimiz 2013 yılında kuruldu. ÖRDOST’un açılımı Ören Doğa Sporları Derneği. 2013 yılından bu yana, Ören’in bir doğa sporları merkezi olması yönünde faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

Ören’de yamaç paraşütünün tarihçesinden bahseder misiniz?

Burada ilk yamaç paraşütünü, Alman sporcu Oliver Guenay 96 / 97 sezonunda yapmış. 23 Mart 2018’de genç yaşta (51 yaşındayken), bir hastalık nedeniyle kaybettiğimiz bu sporcu, önce bir dağcı, daha sonra yamaç paraşütçü olarak 73 ülke gezmiş ve gezilerini belgelemiştir. Ören Alatepe de onun keşiflerinden biridir.

https://www.paraglidingmap.com/LaunchDetailsFullPopup.aspx?id=128631&offsetHours=0

2010’a doğru Alnata Otel, Ören Belediyesi, Alatepe Muhtarlığı desteği ile Oliver Guenay’ı tekrar Ören’de ağırlamışız. Ören’in tanıtımına katkı sağlamak için tepe düzeltilmiş, bir kalkış pisti oluşturulmuş ve tüm imkânlarıyla Ören’i anlatan bir video hazırlanmış. Yapılan bu çalışmadan geriye şu güzel görüntüler kalmış.

Tepenin ilk açılması böyle olmuş. Babadağ ile eş zamanlı açılmış aslında. Burası için daha sonra bir iki Tandem şirketi ile anlaşılmış; gelin bölgeyi tanıtın, yamaç paraşütü yapın diye. Ancak bu girişimler iyi niyetli olsa da rüzgârın saat 14.00’den sonra şiddetini artırması, uçuşlara ara verilmesi, olayın ticari olarak dönmesini engellemiş. Yani hava şartları uygun olduğunda uçacak insan bulamamışlar, uçacak insan çokken de hava şartlarının uygun olmadığı zamanlar olmuş. Bu da iş yapmayı engellemiş. Çünkü buraya 3 – 4 pilotu getirdiğinizde, bu insanlara para kazanmayı garanti etmek gerekiyor ki burada kalabilsinler. Hava şartları ve çalışma koşulları hâlâ geçerli ama biz bundan etkilenmiyoruz. Çünkü biz STK’yız. Günde bir iki kere uçup, ihtiyaçların karşılanması bizim için yeterli. Çünkü biz kendi hayatlarımızı kendi işlerimizden sağlıyoruz.

Yamaç Paraşütü Festivali hakkında bilgi verir misiniz? Ne zaman nasıl başladı?

Biz burada 3 arkadaş yamaç paraşütüne başladıktan sonra, buranın yamaç paraşütü sporcularına tanıtımı için bir festival yapmaya karar verdik. Bölgenin tek sivil toplum örgütü olarak 13 – 14 – 15 Nisan 2013’de 3 günlük bir etkinlik yaptık. Sonuçları çok da güzel oldu. O zamanki karakol komutanı Engin Beyin büyük katkısı oldu. Buraya, Türk Hava Kurumu’nun hocalarını davet etti. Okulları davet etti. Bizim de ummadığımız bir şekilde çok yoğun bir taleple karşılaştık. Türkiye’nin her yerinden 278 katılımcı geldi. Ayrıca Fransa’dan, İngiltere’den katılımcılar oldu. Katılımcıların tüm otel, yiyecek, nakliye masraflarını derneğimiz üyeleri, halk ve katılımcı esnafla birlikte karşıladık. Onları örgütledik, tek tek anlattık. Böyle bir şeyin olması gerektiğini söyledik. Çok da büyük yankı uyandırdı Türkiye’de. Tüm yamaç paraşütü sporcuları ve kulüpleri Ören’i tanıdı. Cemal bey gibi, Can gibi arkadaşlarımız bu etkinliklerden sonra aramıza katıldı. Bu yapılanlardan sonra bölgeye yabancı yerlerden de ilgi akmaya başladı. Bizimle temasa geçenleri davet ettik, burada otellerde ağırladık. Bölgeyi tanıttık, tepeye çıkarttık.

Tepenin o zamanki durumu nasıldı? Uçuş yapmaya elverişli miydi? Nasıl hazırlandınız festivale?

Hayır ne yazık ki değildi. Pist, ilk yapıldıktan sonra, yıllar içinde yağışlar ve diğer etkenlerle bozulmuştu. Biz 2013 festivalinde tek tek ellerimizle doldurduk bozulan yerleri. Yaklaşık 300 katılımcıya bu bölgeyi açtık. Her türlü emniyet tedbirlerini aldık. Dernek olarak ambulans paralarına varıncaya kadar her şeyi kendi imkânlarımızla karşıladık. Denizdeki önlemlerden, AKUT ekibine kadar her şeyi derneğimiz ve biz yaptık.

Bu etkinliğimize, engelli çocuklar için proje yapan Nilüfer Belediyesi’nden paramotorcular geldi. Akrobasi pilotları geldi. Hepsi bu bölgenin tanıtımı için çalıştılar.

2014’de ikincisini gerçekleştirdiniz mi? Ne tip hazırlıklar yaptınız?

2014 yılında büyükşehir yasasından sonra Ören yönetimi, Milas Belediyesi’ne geçti. Milas Belediyesi de zaten bizim yaptıklarımızı görüp takdir ettiği için 2014 yılında çok büyük bir etkinlik hazırladık. O zamanki Kaymakam Fuat Bey ve Belediye Başkanı’na dedik ki: “Bu yolu biz ellerimizle doldurduk, yaklaşık 15 km. Bu bölgenin tanıtımı size yakışıyor. Bu yolun yapılması önemli.” Fuat Bey ile Belediye Başkanı’nın anlaşması ile Karayolları ve Belediye’nin çalışmaları ile tepeye kadar sıcak asfalt döküldü.

Belediyenin bu çalışmasından sonra 2014 festivalinden önce biz o bölgeye, 13 ton kömür bandı çıkarttık. Kullanılmış kömür bandı. İş makinesi çıkartıp tepeyi düzeltip, altına tesviye yaptık. İş yerimizde yaptığımız büyük çivilerle oraya yere çaktık. Kapanan bir halı sahadan getirdiğimiz suni çimi tepeye yerleştirdik. Kendi imkânlarımızla yapıştırdık. Etrafına bütün drenaj sistemini yaptık ve Türkiye’nin en iyi alt yapısına sahip pistini hizmete sunduk.

Sadece hazırlıklar için bile çok uğraşmışsınız. Çok emeğiniz var. Peki festival nasıl oldu?

Büyük bir festival daha yapıldı. Katılım çok daha fazlaydı. 22-23 Nisan 2014’deki bu büyük etkinlikten sonra sürekli okullar gelmeye başladı. Artık bu bölge, baharda okulları SİV yani Acil Müdahale Eğitimlerini yapmaları için geldikleri, serbest uçuş yaptıkları bölge haline geldi. 40’ar 50’şer kişilik gruplar halinde geliyorlar. Bizim amacımız bu: Temmuz Ağustos haricinde buradaki otelleri ve esnafı o sporcular sayesinde etkin hale getirmek. Bölgemize de katkı sağlamak.

ÖRDOST olarak başka neler yapıyorsunuz?

Bisiklet sporu olsun, kaya tırmanışlarıyla ilgili olsun, birçok çalışmamız var. Kanyoncularla ilgili bir proje yürütüyoruz. Türkiye’deki bütün üst düzey kanyon ve kaya tırmanışçıları ile irtibat halindeyiz. Buradaki yerleri tek tek tespit ediyoruz. Üst düzey bir iki arkadaşımız var. Onlarla bölgeleri geziyoruz. Mesela Yunanistan bu konuda kopmuş gidiyor. O küçücük Yunanistan’ın bütün kanyonları dolup taşıyor. Biz de daha çok kanyon var ama bilen yok. Biz hepsini tek tek kışın buradaki arkadaşlarla malzemeleri hazırlayıp, o kanyonları geçiyoruz. Kaç kilometre olduğunu, zorluk derecelerini, hepsini belirliyoruz. Bizden daha tecrübeli insanları davet ediyoruz. Onlardan da buranın işaretlenmesi, haritalanmasında yardım alıyoruz. Ondan sonraki hedef: bu tip sporcuların buraya gelmesi…

ÖRDOST, Ören’de 12 ay boyunca doğa sporu ile uğraşanların yanında diyebilir miyiz?

Biz spor kültürüyle harmanlanmış, sporu bir yaşam biçimine getirmiş insanlarla, normal kültürel, tarihi kültürel, genel kültürel yaklaşan insanların buraya gelmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Diğer insanlarla açıkçası çok da bir işimiz yok. Yerel yöneticilerin de yanlış yaptığını, bu konuda devlet politikasının da yanlış olduğunu düşünüyoruz. Bizim bütün amacımız; burada, spor kültürüyle, tarihsel kültürle ilgili ilerlemeler sağlamak, bu sporcuları buraya davet etmek. 12 ay boyunca onları burada ağırlamak. Burasının 2 ay dolup taşması önemli değil. 2 ay boyunca yüzde 100 çalışacağına 12 ay boyunca yüzde 70 çalışsın. Hepsinden daha kârlı ve mantıklı… Bizim tek amacımız da bu.

Eğitim çalışmalarını nasıl yapıyorsunuz?

STK olarak gençleri alıyoruz, içlerinde windsurf’tü, kanoydu, kitesurf’tü uygun olanları eğitime gönderiyoruz. Ücretlerini biz ödüyoruz. O eğitimleri aldıktan sonra ilerlemeleri, belge almaları için elimizden geleni yapıyoruz. Eğitmen, hoca olmaları için… Buradaki gençlere vakitlerini değerlendirebilecekleri bir alternatif sunuyoruz. Gençlere fırsat eşitliği yaratmak istiyoruz. Bu çocuklara bu sporların yapılabileceğini gösteriyoruz. Elimizden geleni yapıyoruz. Amacımız da bu. Çok da bir beklentimiz yok. Hiç kimseden bir beklentimiz yok. Biz yeterli bilgi, beceri ve tecrübeye sahibiz.

Peki Alatepe hakkında biraz bilgi verir misiniz?

Alatepe yaklaşık 650 metrelik bir tepedir. Bölge kalkış pisti, teknik olarak P1 ve P2 uçuş belgesi olanlar için yeterli değil. O kişiler yetersiz kalır. Bu bölge, P3 ve üst seviye pilotlara uygun bir uçuş bölgesidir. Başlarında bir eğitmeleri olmadan alt seviyedeki pilotlar burada uçuş yapamazlar. Buranın önü dik kayalıktır. Bu kayalıklardan dolayı sadece eğitmen gözetiminde alt seviyeler uçabilir. Orta seviye ya da üst pilotlar kendileri buradan kalkış yapabilirler. Burası bu yönden dikkat edilmesi gereken bir yerdir. Hava akımı denilince burası 12 ay uçuşa elverişlidir.

Bizim pistimiz sadece güney yönündedir. Güneydoğu, güneybatı ve güney yönlerinde kalkış yapılabilir. Bu yüzden biz hava raporlarını bir gün önceden inceleriz. Raporların uygun olduğuna kanaat getirdikten sonra tepeye çıkış yapılır, son karar tepede verilir. Darbe aralıkları ölçülür. Rüzgar darbe aralığı 4 knot’ın üzerine çıktığında yönü doğru bile olsa uçuş olmaz. Bu önemlidir.

Yelken hattının 4 kmlik bölümü son derece temiz düzgün yapılabilir durumdadır. Geri kalan yelken hattı, rüzgarın yön ve şiddetine göre sadece tecrübeli pilotlar tarafından yapılabilir. Biz burada 14 kilometrelik bir yelken hattından bahsediyoruz. Toplamda 160 km dolaşarak, 3 – 6 saate kadar havada kaldığımız pek çok uçuşumuz olmuştur. Ama bunlar sadece hava şartlarını çok iyi okumak gerekiyor ve tecrübeli pilotlar tarafından yapılıyor. Yoksa orta seviye pilotların bunu hiçbir zaman denememesi gerekiyor.

Bu aynı zamanda bir ekip işi…  Biz bunları tek başımıza yapamıyoruz. Bizi telsizle takip eden arkadaşlarımız var. Hem gözle, hem dürbünle birlikte havada hareket ettiğimiz arkadaşlarımız var. Tek başına bu tehlikeli bir spordur. Başına gelecek en ufak şey seni gören olmazsa bir felaketle sonuçlanabilir. Ama takip eden bir ekibin olursa, kolayca uçulabilir. Alatepe’den uçuşlar, yazın sabah 10.00 ila 14.00 arasında 2, 3 saatlik bir uçuş verir genelde. Bahar aylarında ve kışınsa bütün gün uçuş verir. Haziran ayı başladıktan sonra kuzey rüzgârları başlıyor. Son 3 yıldır da iklimler aşırı derecede değişti. Buradaki uçuş, saat yön ve şiddetlerini son derece olumsuz etkiliyor. Son 3 yıldır düşe düşe, 90 günlük yaz boyunca en fazla 45 gün, onda da en fazla 2’şer 3’er saat izin veriyor. Onun haricinde yön ve şiddet konusunda değişmeler çok sık olduğu için uçuşa izin vermiyor. Bu yine de yamaç paraşütü sporu yapmak isteyenler için son derece elverişli bir şey. Çünkü bu saatlerde uçmaya gelen kulüpler zaten 2 uçuş yaptıktan sonra denize giderek, doğayı değerlendirebiliyorlar. Ama yaz dışında bu konuda sorun yok.

Türkiye’de başka bir yerle kıyaslama yapmanız mümkün mü?

Babadağ Ölüdeniz ile kıyaslarsanız; Ölüdeniz bu iş için, yamaç paraşütü için yaratılmış bir yerdir. 600 metreden 2.100 metreye kadar en az 6 tane pisti vardır. Rüzgâr hangi yönden eserse essin kalkış yapılabilir. Buraya da küçük Ölüdeniz derler.  Biraz evvel bahsettiğim gibi bizim tek uçuş pistimiz ve hava durumuna göre uçuş koşullarımız var.

Buraya gelen sporculara neler anlatıyorsunuz?

Dışarıdan gelen yamaç paraşütçülerine tehlikeli yerler gösterilir, geçmemeleri gereken sınırlar anlatılır. Hangi sınırlar arasında uçmaları gerektiğini, hangi hattı izlemeleri gerektiğini, özellikle sert batı rüzgârına çok dikkat etmeleri gerektiğini anlatırız. Bu rüzgâr esmeye başladığında acilen inmeleri gerekir. Ukalalık yapıp, çokbilmişlik taslayanları biz çok defa dağlardan, kayalardan, denizlerden topladık. Bu işin bir ahlâkı, yazılmayan bir kuralı vardır. Dünya şampiyonu da olsan, gittiğin yerdeki yerel pilotlarla muhatap olmadan, onlardan bilgi almadan uçmazsın. Buraya gelenler de aynı şekilde bizle görüşür, bizden bilgi alırlar ve ona göre hareket ederler.

Çünkü siz bu bölgede başınıza bir şey geldiğinde jandarmayı da arasanız, AFAD’ı da arasanız, onlar döner bizi ararlar. Çünkü bu bölgede sürekli her türlü faaliyeti yaptığımız için bizden yardım isterler. Biz gideriz onlarla birlikte.

Tekrar festivallere dönecek olursak, en son 2015 yılında kalmıştık.

2015 yılında Türkiye’de Dünya Hedef Şampiyonası’nın önizlemeli ayaklarından birini yaptık Ören’de. Kültür Bakanlığı’na proje yazdık. 20 bin TL dernek olarak cebimizden harcadık. Yaklaşık 15 bin lirası bir süre sonra Kültür Bakanlığı’ndan bize ödendi. Diğer maddi manevi her şey bize ait oldu.

2016 yılında da Dünya Hedef Şampiyonası Finali için talip olduk. Çin, Pekin aldı. Biz ikinci sırada kaldık. Onlar çok büyük bütçelerle, çok büyük şeyler vaat ettiler. Biz sadece memleketimizin güzelliğini vaat ettik. Başka bir şey vaat etmedik. Onun dışında 2016 yılında Türkiye tarihinin en mükemmel organizasyonlarından birini yaptık. En yüksek katılımlı, dört dörtlük bir organizasyon oldu bu. Bunu bütün dünya da gördü. Dünya’nın ünlü sporcuları buraya geldi. Akrobasi pilotları, serbest atlayıcılar… Bizim istediğimiz de bu. Biz festivalleri bahar ayında yaparız, yarışmaları da sonbaharda.

2016 yılının sonunda da Türk Hava Kurumu ile ilk kez Türkiye tarihinde Eskişehir İnönü haricinde bir yerde Türkiye Şampiyonası Finali düzenlendi. Biz dernek olarak düzenledik bunu ve milli sporcular buradan seçildi. 2017 yılında da onlar bizi temsil etti.

2017 yılında kendi sosyal çevremizle deniz dibi temizliği yaptık. Tüplü dalgıçlar olsun, normal dalgıçlar olsun, yerel gençler olsun hepsini bir araya topladık. Koydan çıkan malzemeleri belediye meydanında sergiledik.

Bu sene neler yapıldı?

2018 yılında bölge tarihinde bir ilk gerçekleştirerek, “Çocuklar ile El Ele Kano ve Bahar Şenliği” yaptık. Türkiye’nin en üst düzey bütün sporcularını buraya topladık. Hepsi geldiler. Yaklaşık 400 tane ilköğretim çağındaki çocuğa bu sporu tanıtmak için bir araya geldik. Bu bölge, yaklaşık 25 -30 yıl belediyecilik yapmış, denizi olan bir yer. Ancak bir kürek milli takımı yok, kürek takımı yok. Kürek sporcusu yok. Kürek sporcuları nereden çıkıyor? Eskişehir’den çıkıyor. Kara iklimi olmasına rağmen demek ki orada vizyon var. Suyu alıyor, çocukları topluyor, başına bir eğitmen koyuyor, bu sayede milli takım sporcuları Eskişehir’den çıkıyor. Bu Muğla’nın önünde henüz değerlendirilmemiş bir fırsattır. Biz bu açığı kapamak için çalışmalar yapıyor, malzeme topluyoruz.

Windsurf malzemelerini topluyoruz. Kendi sosyal çevremizden getiriyoruz. Buradaki gençleri alıyoruz. Kurslara gönderiyoruz. Dernek olarak ücretlerini ödüyoruz. Bu malzemeleri teslim ediyoruz. Onlar da kendi arkadaşlarına öğretiyorlar. Okul aile birlikleri ile birlikte çalışıyoruz. Paraya ihtiyaçları olduğu zamanlarda, bizim adımıza uçuş satışı yapıyorlar. Sonra biz de onlar adına ücretsiz uçuyoruz.

ÖRDOST olarak çok şey yaptık, yapıyoruz.

Bu cümlenizi biraz daha açar mısınız?

İniş pistimizin bulunduğu bu bölge, sazlık, yılan, kurbağa, sivrisinek yuvasıydı. Yıllar önce şu kaldırımdan bile geçemezdiniz. Bizim 2013’deki ilk festivalimizde küçük bir bölüm açtırdıktan sonra, 2014’de komple bakımını Milas Belediyesi, bizim öneri ve tavsiyelerimizle yaptı. Mıcır dökülmesi ve sürekli olarak kontrolü, Belediye’nin ve Kaymakam’ın büyük desteğiyle bizim tarafımızdan yapıldı. Tepe bizim tarafımızdan yapıldı. Bu Karia Yolu tepeye kadar tekrar bizim tarafımızdan düzenlendi. Karia Yolu’nun Alakilise denilen kaya mezarından öteye kapanan eski keçi yolu, bizim girişimlerimizle, bizim çıkarttığımız ödenekle Alatepe Muhtarlığı İsmail Akpınar tarafından tekrar açıldı yürüyüşe. Bunların hepsi bizim yaptığımız etkinliklerdir. Çevrenin düzenlenmesi, açılması, kesilmesi, çöpüne kadar her şeyi ile ilgileniyoruz. İniş alanının, karavanların düzenlenmesinden, kampçılarına kadar, bütün bu bölgenin düzenlenmesini Milas Belediyesi’nin desteği ile biz yapıyoruz. Biz derken… Ben işçiyim santralde çalışıyorum. Cemal bey hukukçu, Erol bey beden eğitimi öğretmeni, Can bey polis memuru, Alaattin bey işçi… Bütün bu insanların destekleriyle, öğretmenlerin destekleriyle, buradaki gençlerin içerisindeki arkadaşların destekleriyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ben demiyoruz, biz diyoruz hep. Bunları biz yaptık. Bunları yaparken, biz burada neler gördük neler.

Zayim Cemal Altay Bey konuya bir ekleme yapmak istiyor. Söz sizde Cemal Hocam…

Bizim asıl faaliyetlerimiz kışın. Bunun içinde günübirlik yürüyüşler var. Hatta uzun mesafe yürüyüşler var. Bisiklet grubumuz var. Buradan bir çıkarız, Akyaka’dan tutun ta Yedi Adalar’a oradan Datça, feribotla karşıya Bodrum’a gider, sonra tekrar buraya geliriz. Bunu yılda birkaç defa yapıyoruz. Bir de senede bir kere uluslararası çok büyük bir bisiklet etkinliği oluyor. Buraya 600 – 700 bisikletli geliyor. Bunların kurduğu çadırlar, kamp alanları ta marinanın başından buraya kadar Ören cıvıl cıvıl bir hale geliyor. Bunun dışında hafta sonları Milas Dağcılık Kulübü ile birlikte karayollarının bölümlerini yürüyoruz. 40’lı, 30’lu gruplar halinde. Kışın çok daha keyifli, zevkli oluyor burası. Ben aynı zamanda 3 yıldız dalgıç eğitmeniyim. Kendi aramızda arkadaşlarla dalıyoruz ama özel olarak bir eğitim vermiyorum. Ayrıca motorkros var, ufak bir teknemiz var. Tekneyle de arada gidip geldiğimiz oluyor.

Burada 12 ay denize girebiliyoruz. Ben kendim Hollanda’da yaşadığım için, oradaki eksi 25’den artı 16 ya gelince burası hamam gibi geliyor. Deniz suyu sıcaklığı hiç 16 derecenin altına düşmüyor. Isınmak için denize giriyorsun.

Teşekkürler. Ayhan bey ÖRDOST’un aldığı destekler neler?

Milas Belediyesi 2018 için bizim talebimiz üzerine bize 2 takım malzeme yardımı yaptı. Teşekkür ederiz çok da işimize yaradı. Biz ilk kez dışarıdan, Kültür Bakanlığı ile yaptığımız Hedef Şampiyonası’nda proje karşılığı hibe olarak 15.000 TL lik bir destek aldık. Dünya’nın takip ettiği bir organizasyondu. 2016’da yaptığımız büyük etkinlikte kendi imkânlarımızla yaptığımız 42 bin TL’lik bir harcamamız olmuştu. Kılıç Balık, gerçekleştirdiğimiz etkinliği gördükten sonra, yaklaşık 15 bin TL katılımcıların otel faturalarını ödemişti. Bunun da bize büyük bir katkısı olmuştu. 2016 yılında Milas Belediyesi’nin bir katkısı daha olmuştu. O da daha önce tepeye yapığımız suni çim eskimişti, yenilenmesi gerekiyordu. Bize bu konuda da Milas Belediyesi’nin çok yardımı oldu. Bir de bu çevrenin düzenlenmesi konusunda ne istesek, belediye yardımcı oluyor. Pistin düzenlenmesi, otların kesilmesi, toplanması, yukardaki büyüyen otların toplanması, çevre düzenlemesi, o konularda bizim bütün taleplerimizin hepsini karşılıyorlar. Bu konuda kendilerine teşekkür ediyoruz.

Bu sene neler yapılacak? Sonbaharda yine yarışma olacak mı?

Türkiye Hava Sporları Federasyonu 2016 yılında kuruldu. Bizden tekrar Türkiye Şampiyonası Finali düzenlememizi talep ettiler. Yaptığımız görüşmeler sonunda, yaptığımız anlaşma gereği 19 – 20 – 21 Ekim 2018 tarihlerinde derneğimiz tarafından Türkiye Yamaç Paraşütü Hedef Şampiyonası Finali Ören’de yapılacak. Bu yapılacak etkinlik tamamen ÖRDOST derneğinin organizasyonunda olacak. Türk Hava Federasyonu ile birlikte yürütülecek. Gerekli destekler belediye ve kaymakamlıktan talep edilecek. 2019 Türk Milli Takımı sporcuları buradan seçilecek ve ülkemizi temsil edecekler.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Kapımızın Ören’i en iyi şekilde değerlendirebilecek tüm spor okullarına açık olduğunu tekrar vurgulamak isterim.

Adres / Address:
Yalı Mh. Atatürk Blv. İskele Meydanı
Ören / Milas / Muğla
Telefon / Phone:
+90 505 418 18 84
+90 543 926 15 25
+90 532 296 53 52
+90 535 237 27 14
Web Sitesi / Web Site:
http://www.ordost.com.tr
Facebook:
https://www.facebook.com/Ordostdernegi